Pırlantanın mucizesi – pırlantalar nasıl oluşur?

Doğanın En Nadir Armağanı

 

  

Milyarlarca karbon atomundan oluşan pırlantaların çoğu, bir ila üç milyar yıl önce, yeryüzünün derinliklerinde yoğun ısı ve yüksek basınç koşullarında meydana gelmiştir.

Oluşumu insanlığın öncesine dayanan pırlantalar, dünyanın en inanılmaz ve benzersiz armağanlarından biridir. Tıpkı kar taneleri gibi her pırlanta diğerinden farklıdır ve eşsizdir. Her biri kendine has doğal yapısıyla farklı bir hikaye anlatır.

 

Pırlanta nedir?

Milyarlarca karbon atomundan oluşan pırlantalar, doğanın olağanüstü bir mucizesidir.

Pırlantalar, benzersiz bir kübik kristal örgü yapısına sahiptir. Pırlantadaki her karbon atomu diğer dört atoma güçlü bir şekilde bağlıdır. Bu nedenle pırlantalar, doğada bilinen en sert madde olma özelliğini taşır. Isıyı güçlü bir şekilde iletebilen pırlantalar, aynı zamanda kimyasal maddelere karşı dayanıklıdır ve son derece yüksek bir şeffaflığa sahiptir.

Bunu biliyor muydunuz?

Pırlantanın erime noktası 3548°C’dir.

Renkli pırlantalar nasıl oluşur?

Son derece nadir bir durum olsa da bir pırlantada karbon dışında yabancı bir atomun bulunması, pırlantanın rengini değiştirebilir. Renkli pırlantaların nasıl oluştuğunu keşfedin.

Bunu biliyor muydunuz?

Kırmızı pırlantalar, en nadir bulunan renkli pırlantalardır.

Pırlantalar nasıl oluşur?

Doğal pırlantalar, birbirinden tamamen farklı ve bir o kadar da sıra dışı olan en az dört şekilde oluşabilir. Ancak bugün gördüğümüz pırlantaların neredeyse tümünde bu oluşum süreçlerinden biri öne çıkmaktadır.

1

Yeryüzünün derinliklerinde

Doğal pırlantalar, yeryüzünün derinliklerinde, olağanüstü basınç ve sıcaklık koşullarının hakim olduğu ortamlarda doğar.

Bu inanılmaz mucize 120 km’den derin katmanlarda, 900°C ile 1300°C arasındaki yoğun sıcaklıkta ve 45 kbar’ın üstündeki basınçta, milyonlarca, hatta milyarlarca yıl boyunca meydana gelir ve karbon kristalleşerek elmasa dönüşür.

Pırlantaların, bu sıra dışı yolculuğu sürdürebilmesi için oluşmalarını sağlayan yoğun basınç ve sıcaklık koşullarından çıkarak yeryüzüne doğru yolculuklarına başlamaları gerekir.

Bu yolculuk, dünyanın derinliklerinde gerçekleşen bir olayın, dünyanın manto tabakasının bir bölümünün eriyerek magmaya dönüşmesiyle, ardından da hızla yeryüzüne çıkarak çok derinlerdeki elmasları da beraberinde taşımasıyla gerçekleşir. Magma soğudukça sertleşerek, kimberlit bacaları adını verdiğimiz dikey yapıların içinde bulunan kimberlit isimli bir kaya oluşturur. Kimberlit bacaları, en önemli elmas kaynaklarıdır ve neredeyse tüm doğal pırlantalar bu kaynaktan sağlanır. Ancak tüm dünyada keşfedilen kimberlit bacalarının yalnızca %15’inde elmas bulunması ve bunların yalnızca %1’inin ekonomik olarak sürdürülebilir olması, pırlantaların ne kadar nadir olduğunu ortaya koyar.

Bunu biliyor muydunuz?

Kimberlit kelimesi, Güney Afrika’da ilk elmasların bulunduğu Kimberley kasabasından gelmektedir.

2

Tektonik levha hareketi

Kazakistan, Çin ve Norveç’teki çok yüksek basınçlı (UHP) başkalaşım kayaçlarının içinde son derece küçük boyutlarda elmaslar bulunmuştur. Bunların, dağ oluşumu süreçlerinde tektonik levha hareketiyle yeryüzüne çıktığı düşünülmektedir.

Bir tektonik levha diğer bir tektonik levhanın altına girip yerçekimine bağlı olarak mantoya doğru batmaya zorlandığında, ”subdüksiyon” adı verilen tektonik bir süreç meydana gelir. Bu süreçte organik karbon mantonun içinde kristalleşerek elmasa dönüşebilir.

3

Gök taşının çarpma etkisi

Dünya var oluşundan bu yana çeşitli defalar gök taşlarının hedefi olmuştur. Büyük bir gök taşı çarptığında, ortaya çıkan olağanüstü sıcaklıklar ve basınç koşulları ile elmasların oluşumu için mükemmel bir ortam meydana gelir. Sibirya’daki Popigai krateri gibi gök taşından etkilenen bölgelerde bulunan elmaslar çok küçük ve düşük kalitelidir.

4

Uzaydaki gök taşları

Nano elmaslar, çapı birkaç nanometre (metrenin milyarda biri) olan elmaslardır. Araştırmacılar, yeni oluşan yıldızların etrafında ve bazı gök taşlarında çok sayıda nano elmas bulunduğunu tespit etmiştir. Bunlar kullanılamayacak kadar küçüktür. Ancak galaksimizin bileşimi ve oluşumu hakkında değerli bir bilgi kaynağı sağlamaktadır.

Yeryüzünde oluştuğu bilinen en eski elmasların yaklaşık 3,3 milyar yaşında olduğu düşünülmektedir. Bizim türümüz olan homo sapiens ise, yalnızca 200.000 yıldır yeryüzündedir. Bunun pırlantanın yaşamının son derece küçük bir bölümüne denk geldiğini düşünürsek, pırlantaların insanlara kıyasla gerçekten de ebedi olduğunu söyleyebiliriz.
Robin Hansen, Maden ve değerli taş küratörü, Doğal Tarih Müzesi, Londra

Pırlantanın mucizesi

Dünyadaki doğal pırlantaların %1’inden azı Forevermark pırlantası olmaya uygun bulunur. Her biri, tüm dünyada milyonlarca insanın hayatını kazanmasına destek olan benzersiz bir yolculuktan geçer.

 

Çağlar ve milyarlarca yıl boyunca olağanüstü sıcaklıklara ve doğanın yıpratıcı etkilerine rağmen varlığını sürdüren pırlantalar, sonsuza kadar sürecek yolculuklarına devam ederler.


Doğanın En Nadir Armağanı

Renkli pırlantaların oluşumu

Doğanın En Nadir Armağanı

Makaleyi okuyun  

Benzersiz, güzel ve sınırlı sayıda – pırlantalar neden bu kadar nadirdir?

Doğanın En Nadir Armağanı

Makaleyi okuyun