Benzersiz, güzel ve sınırlı sayıda – pırlantalar neden bu kadar nadirdir?

Oluşumu insanlığın öncesine dayanan, neredeyse dünya kadar yaşlı doğal pırlantalar doğanın benzersiz birer hediyesidir. Tıpkı kar taneleri gibi her biri farklı ve eşsizdir. Peki pırlantalar nasıl oluşur ve neden nadirdir?

En nadir armağan

Gezegenimizin tüm doğal kaynakları gibi, sınırlı miktarda olan pırlantalar da gittikçe daha nadir bulunmaktadır. Pırlantaların Dünyanın mantosundan yüzeye çıkmasını sağlayan volkanik hareketler milyonlarca yıl önce son bulduğu için, artık yeni pırlantalar yeryüzüne çıkmayacaktır. Bu da elimizde bulunan pırlantaları daha da değerli ve arzu edilir kılarak, pırlantayı aşkın en önemli sembolü yapar.

Zorlu şartlar ve doğanın yıpratıcı etkileri

Doğal bir pırlanta, benzersiz koşulların ve jeolojik olayların gerçekleşmesiyle oluşur. Yeryüzünün 125-200 km derinliklerinde, 45-60 KBR kuvvetinde bir basınç altında oluşur. Bu, atmosfer basıncının yaklaşık elli bin katına ya da Eyfel Kulesi’nin üst ucunu baş aşağı şekilde elinize yerleştirdiğinizde oluşacak basınca eşdeğerdir.

Sonsuza Kadar kalıcı bir parçanın bulunması

Geçtiğimiz 140 yıl içinde 7.000 kimberlit (elmasların içinde bulunduğu kaya) bacasından örnek alınmış ve bu bacaların sadece yaklaşık 1.000 tanesinde elmas bulunduğu tespit edilmiştir.

Bu 1.000 bacadan yalnızca 60 kadarı ekonomik olarak sürdürülebilir bir elmas zenginliğine sahiptir. Dünyadaki pırlantaların çoğu, bu 60 madenin aralarında De Beers Grubu’nun Jwaneng, Orapa ve Venetia madenlerinin de yer aldığı 7 tanesinden gelmektedir. Tüm bunlar, aradan geçen bunca zamana rağmen Sonsuza Kadar kalıcı olan bu küçük ve ışıltılı parçaların ne kadar ender bulunduğunu göstermektedir.

Nadir ve güzel

Bazen pırlantaların gerçekten ne kadar nadir olduğunu anlamak zor olabilir. Şöyle ifade edelim: Zamanın başlangıcından beri dünyadaki tüm pırlantalar bir araya toplandığında bile ancak bir adet çift katlı otobüsü doldurabilir. Daha da titiz bir seçim sürecinden geçerek Forevermark mührünü alan pırlantalar ise, otobüsün ancak iki lastiğinden biraz fazlasını doldurabilir. Bu da bir Forevermark pırlantasının gerçekten ne kadar güzel ve nadir olduğunu kanıtlamaktadır.

Gökkuşağının renkleri

Hepimizin aklına ilk gelen renksiz (beyaz) pırlantalar, var olan tek pırlanta türü değildir. Oldukça rağbet gören renkli pırlantalar, renksiz pırlantalardan da daha nadir bulunur. Mücevher kalitesindeki ham elmasların 1/10.000’inden azı doğal olarak sarı ve kırmızı renklere sahiptir. Bunlar o kadar nadirdir ki, tüm dünyada sadece yirmi ila otuz adet bulunduğu bilinmektedir.

Milyonda bir

Tıpkı renkli pırlantalar gibi, büyük pırlantalar da son derece nadir bulunur. Ağırlığı bir karatın üstünde olan pırlantalar milyonda bir görülmektedir. Bugüne kadar bulunmuş olan en büyük pırlanta Cullinan, 530,20 karat ağırlığıyla dünyanın en büyük kesilmiş pırlantası olma özelliğini taşımaktadır.

Hepsinden nadir: Forevermark pırlantaları

Milyonlarca yıl önce oluşan doğal pırlantalar, doğanın bize verdiği son derece nadir ve benzersiz armağanlardır. Yalnızca en olağanüstü şartlarda oluşan ve Sonsuza Kadar kalıcı olan bu değerli parçalar, zamanla daha da nadir oldukları için elimizdekilerin kıymetini bilmeliyiz. Forevermark pırlantaları, mükemmel güzellikte nadir pırlantalar sunmak için 17 aşamalı bir seçim sürecinden geçer. İşte bu nedenle dünyadaki pırlantaların %1’inden azı Forevermark olmaya uygundur.


Renkli pırlantaların oluşumu 

Pırlantanın mucizesi – pırlantalar nasıl oluşur?